SSP’Lİ ÇALIŞAN BARIŞ CAN-İŞE İADE DAVASI İDARE-YD KABUL KARARI

 

T.C. ANKARA 8. İDARE MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1470

YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI İSTEYEN (DAVACI) : Barış CAN

VEKİLİ : Av. Uğur Yusuf DEMİR Necatibey Caddesi No:8/87 Çankaya/ANKARA

KARŞI TARAF (DAVALI) : Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü / ANKARA

VEKİLİ : Av. Berna APALAK-Aynı Yerde

İSTEMİN ÖZETİ : Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü bünyesinde sözleşmeli statüde perukacı olarak görev yapan davacı tarafından, dekor taşınan tır içerisinde gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın mesleğin sağladığı imkanlardan faydalanarak yurda içki getirdiğinden bahisle sözleşmesinin feshine ilişkin 08/10/2013 tarih ve 684 sayılı işlemin; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ve yürütmesinin durdurulması ile mahrum kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmektedir.

SAVUNMA NIN ÖZETİ : Davacının söz konusu eylemin idarenin itibar ve güvenini sarstığı, ceza davasından beraat etmiş olmasının disiplin cezası almayacağı sonucunu doğurmayacağı, bu nedenle yapılan işlemin hukuka uygun olduğundan bahisle davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Ankara 8. İdare Mahkemesince işin gereği görüşüldü: Dava, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü bünyesinde sözleşmeli statüde perukacı olarak görev yapan davacı tarafından, dekor taşınan tır içerisinde gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın mesleğin sağladığı imkanlardan faydalanarak yurda içki getirdiğinden bahisle sözleşmesinin feshine ilişkin 08/10/2013 tarih ve 684 sayılı işlemin; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ve yürütmesinin durdurulması ile mahrum kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. 4857 sayılı İş Kanun’unun “İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlıklı 25 maddesinde “Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:… II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işlerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması. e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek 1

T.C. ANKARA 8. İDARE MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1470 sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin, iş yerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki iş günü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işlerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması…” hükmüne yer verilmiştir. Davalı idare ile davacı arasında imzalanan İş Sözleşmesinin 5. maddesinde; “İlgilinin mesleki yeterliliği veya Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü bünyesi içindeki diğer davranışları ve çalışmaları İdarece yeterli görülmediği durumlarda bu sözleşme idarece iptal edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü’nün 31.08.2013 -03.09.2013 tarihleri arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde gerçekleştirilen Hürrem Sultan adlı oyun için turne düzenlendiği, söz konusu turneye 57 kişinin katıldığı, personel gidişinin 31 Ağustos 2013 tarihinde, dönüşlerinin de 3 Eylül 2013 tarihinde uçakla gerçekleştiği, dekorların naklinin ise kiralık tırla gerçekleştirildiği, Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğünce dekorların taşındığı tırda yapılan aramada 538 adet içki ve 22 paket çayın ele geçirildiği, olayın Cumhuriyet Savcılığına iletildiği, Savcılığın içki türü eşya ve çaya el konulması talimatı üzerine söz konusu eşyaya el konulduğu, Genel Müdürlük Makamının 11.09.2013 tarih ve 11 sayılı Olur’u ile araç içerisine içki ve çayların konulmasında sorumluluğu bulunan personelle ilgili idari yönden inceleme ve soruşturma yapıldığı, soruşturma kapsamında bu kişilerin ifadelerinin alındığı, sahne uygulayıcısı olan davacı hakkında tabi olduğu sözleşmenin 5. maddesi ile 4857 sayıl İş Kanunun 25/II-e maddeleri uyarınca sözleşmesinin feshi gerektiğinin Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü’ne bildirildiği, soruşturma raporuna dayanılarak alınan Genel Müdürlük Makamının 07.10.2013 tarih ve 01 sayılı Olur’u ile “…dekor taşınan tır da içkinin olduğu sayısal olarak tespit edilen ve personelin alınan beyanlarından her ne kadar içkilerin tüketim ve hediye amaçlı getirildiği yönünde kanaat hasıl olmuş ise de; görevin niteliği ve özelliği, içki sayısının fazlalığı, yurda getiriliş şekli, medya ve kamuoyundaki yansıması, olayla ilgili Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının adli soruşturma başlatması, eylemin uluslararası sanatsal faaliyet kapsamında işlenmiş olması dikkate alındığında, disipline aykırı eylemlerin basite indirgenerek bireysel olarak değerlendirilebilmesinin mümkün görülmediği, soruşturma sırasında dosyaya celp edilen ve incelenen belgelere, alınan beyanlara ve tüm dosya kapsamına göre, dekor taşınan tır içerisinde gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın mesleğin sağladığı imkanlardan faydalanarak muhtelif sayı ve nitelikte yurda içki getirildiğinin beyanlarla da sabit görüldüğü,…” belirtilerek davacının Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile imzaladığı Sözleşmesinin. maddesi ile 4857 sayıl İş Kanunun 25/II-e maddeleri uyarınca 08.10.2013 tarihinde sözleşmesinin feshedildiği, davacı tarafından işe iade istemiyle Ankara 40. İş Mahkemesinde 05.11.2013 tarihinde dava açıldığı, Mahkemenin esastan vermiş olduğu kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 22.12.2018 tarih ve E2

T.C. ANKARA 8. İDARE MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1470 2018/274, K-2018/422 sayılı kararı ile görev yönünden bozularak dosyanın yeniden karar verilmek üzere Mahkemesine iade edildiği, Ankara 40. İş Mahkemesinde 03.05.2018 tarih ve E-2018/66, K-2018/409 sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerden Kuzey Kıbrıs’tan turne dönüşü sırasında eşyaların taşındığı tırda 538 şişe içkinin yurda sokulduğu, bunlardan 10 şişesinin davacıya ait olduğu, söz konusu eylemden dolayı Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan ceza davasında, Mahkemenin 14.07.2017 tarih ve E- 2015/511, K- 2017/549 sayılı kararında getirilen içki ve çayların şahsi kullanım sınırları içinde olduğu, ticari mahiyette olmadığı, ithal ve ihracatının yasak olmadığı ve suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçeleriyle davacı hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar dava konusu uyuşmazlığa sebep olan eylemle birlikte 538 şişe içki yurda sokulmuşsa da, bunlardan sadece 10 tanesinin davacıya ait olduğu, diğerlerinin getirilmesinde davacının katkısının olduğuna ilişkin bir tespitin yapılmadığı, Ceza Mahkemesi kararında yapılan tespitlere göre davacıya ait olan içkilerin şahsi kullanım sınırları içinde olduğu, ticari mahiyette olmadığı, ithal ve ihracatının da yasak olmadığı gibi, Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davada verilen beraat kararı da dikkate alındığında söz konusu eylemin haklı nedenle fesih ve iş sözleşmedeki sözleşmenin iptali nedenlerinden olmadığı anlaşılmakla, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan dava konusu işlemin uygulanması halinde çalışamayacak olması nedeniyle davacı açısından telafisi güç veya imkansız zarar doğacağı açıktır. Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemlerin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 7 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yolu açık olmak üzere, 17/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan AYŞE BAYRAK 38038

Üye RİDVAN GÜNAY 182251

Üye BURHAN BAYEZİT 192904

Bu yazıyı sosyal medyada paylaş
7 Kasım 2018 admin
Yorum yapın

*