Devlet Destekli Hainler

Devlet destekli hainler
Emin Pazarcı

Uzun süredir iç içeyim, izliyorum ve artık iyi tanıdığını söyleyebilirim onları. Alabildiğine tembeller, çalışmayı sevmezler. Üstelik, genel ortalamanın çok üzerinde aylıkları vardır ve bunu hak etmeden almayı isterler.
Çok ilginç tiplerdir. Devletten para alıp, ülkeyi yönetenlere sövmeyi alışkanlık haline getirmişlerdir. Buldukları her fırsatta kinlerini kusarlar. İçlerinde ayık gezmeyenler içkiyi fazla kaçırdığında, bu kin galiz küfürlere dönüşür.
Büyük bölümü “solcu”dur…
Aslında “sol”un da ne olduğunu bilmezler. Hem bu konuda cahildirler hem de proleter söylemler ağızlarına hiç yakışmaz. Çünkü burjuva hayatı sürdürürler. Halktan ve onun değerlerinden alabildiğine uzaktırlar.
Bakanlıkta kantin işleten ve gününün büyük bölümünü onlarla iç içe geçiren bir zat, birkaç gün önce ilginç değerlendirmeler yaptı. “Bunların çoğu haftada bir gün çalışır” dedi:
-Biraz zorlarsanız isyan ederler. Üzerlerine giderseniz, pankartlarla Kızılay Meydanı’na koşarlar. “Hükümet istifa” diye bağırmaya başlarlar.
* * *
Bazıları, spor ayakkabı ile bale dersine girer. “Burada futbol maçı yapılmıyor” diye uyarıldığında ortalığı ayağa kaldırıp, “mobbing var” diye dilekçeler yağdırırlar. Kimisi, “kilon fazla” diye oyun dışına itildiğinde sendikanın kapısını çalar.
İçlerinde Kültür Bakanlığı’na dava açanlar vardır.
Geçtiğimiz günlerde bunlardan biri, herkesin içinde Genel Müdür Yardımcısı’na posta koymuştur.
Haklarında tutanaklar tutulsa da pek bir işe yaramaz. Çünkü, mevzuat hazretleri hep bunları korur. En güvendikleri yer de, komşu kapısı yaptıkları İdare Mahkemesidir. Virüstür, çalışmak isteyenin paçasından asılıp aşağı çeker bunlar. “Muhalif Sanatçı” adı altında sürekli olarak yapılan işleri engellerler.
* * *
Küstah ve saldırgandırlar…
Basında yer aldı, okumuşsunuzdur. Ankara Devlet Tiyatrosu oyuncularından biri, önce Twitter aracılığı ile halkın inançlarına hakaret etti:
“İslamiyet, Faşizmin kullandığı bir alettir.”
Sonra da şehitlerimize saldırdı:
“İktidarı ayakta tutmak için ölenlere şehit değil…. yoluna giden Niyazi denir.”
Kültür Bakanlığı da, Savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Olay, açıkta yaşandığı için haberimiz oldu ve bu noktaya geldi. Oysa, Bakanlık bünyesinde bu zihniyette olan daha o kadar çok sözde “sanatçı” var ki…
Sanata ve ülkeye hiçbir katkıları yoktur. 30-40 yıllık repertuarları oynarlar. Bütün yenilikleri engellemeye çalışırlar. Turnelere gidip harcırah almaktır bütün mücadeleleri. Ama, iş Hükümet ve Devlete saldırmaya geldiğinde aslan kesilirler.
* * *
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda yıllardır gemilerini bir şekilde yürüttü bunlar…
Şimdi sıkı durun, bunlar sayesinde Kültür Bakanlığı’na bağlı Atatürk Kültür Merkezi, bina içinde mangal yakılıp, kebap partileri düzenlenen bir yer haline geldi. İnanmayan varsa, fotoğraflarını gösteririm.
Ve artık bir şeyler değişmeye başladı. Özellikle de Mahir Ünal’ın Bakanlığa gelişi ile alabildiğine huzursuz oldular. Yakında kazan kaldırırlarsa şaşırmayın derim.
Son bir çaba, Bakanlığın sahneye koyduğu “Bir Hilal Uğruna – Çanakkale 1915” oyununu engellemeye çalıştılar. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, o gösteriyi izlemesini önlemek için ellerinden geleni artlarına koymadılar.
Bitmedi, yetmedi, gösterinin sahnelendiği sırada da olmadık problemler çıkardılar. Sabotajlar yaptılar. Hepsine bizzat şahidim.
Ama başaramadılar. Cumhurbaşkanı o gösteriyi izledi ve beğenisini ortaya koydu. Bunun üzerine 2 gün olarak planlanan oyun, 5 gün boyunca sahnelendi.
* * *
Tekrarlıyorum, Kültür Bakanlığı örneği ortada. Sakın ola, Türkiye’de son günlerde yaşanan olayları “ideolojik” tepkiler olarak düşünmeyin…
Bunların bir kısmı takoz ve virüs! “Bizim menfaatler gidiyor” diyemedikleri için “ideoloji” maskeleri takıp ortaya fırlıyorlar.
Bir kısmı müzmin muhalefet. Öyle gelmiş, öyle gidiyor. Siz “iki kere iki dört eder” deseniz bile karşınıza dikilmek için bir sebep buluyor.
Bazıları da PKK, DHKP-C gibi örgütlerle aynı kafaya sahip hainler. Onlar da meşreplerinin gereğini yerine getiriyor.
Biz de elimizden geldiği kadar maskelerini indirmeye çalışıyoruz!

Bu yazıyı sosyal medyada paylaş
31 Mart 2016 admin
Yorum yapın

*